Dolgu Uygulamaları

Dolgu malzemeleri vücudun her bölgesi için molekül çapı açısından farklılıklar gösterecek şekilde değişik tiplerde hazırlanmıştır. Aynı markanın enjeksiyon bölgesine ve enjekte edilecek hacme göre değişen alt tipleri mevcuttur.

Dolgu UygulamalarıYüz bölgesinde botulinum toksini (BoNT-A) çok derin kırışıklıklarda ve hacim kaybının olduğu alanlarda etkili değildir. Bu nedenle bu tür bölgelerde düzeltmelerin daha ziyade hacim oluşturacak maddelerle yapılması gerekir. Bu amaçla geçici ve kalıcı çeşitleri olan çok sayıda dolgu malzemesi kullanılmaktadır. Bunlardan piyasada en çok yer alan, hyaluronik asit içerikli bağ doku proteininden oluşan çok sayıda dolgu yer almaktadır. Hayvan kökenli olan hyaluronik asit, genel olarak düşük oranda allerji yaratma ihtimaline sahiptir. Ancak allerji, basit cilt kızarıklıklarından ağır nefes darlığına ve hatta kalp/akciğer yeniden canlandırması gerektirecek ileri düzey alerjilere kadar varabilir. O nedenle dolgu allerjisi ile iglili hekiminizden bilgi alınız. Hyaluronik asit, vücutta kıkırdak, eklem, deri ve çeşitli yumuşak dokularda yaygın olarak bulunur. İlaç olarak üretimi ise bakteriyel fermentasyon ve saflaştırma işlemleri ile gerçekleştirilir. En çok kullanılan ticari hyaluronik asit preparatları içerisinde Restylane, Hyaloform, Juvederm, Teosyal, Puragen, Prevelle sayılabilir. Bu dolguların etki süreleri, enjeksiyondan sonra vücutta yarattığı reaksiyonlar ve sorunlar farklılıklar gösterebilmektedir.

Kendi hastalarımda genelde 6- 8 ay etki süreli ve enjeksiyonda diğerlerine göre daha az ağrıya yol açması bakımından, içerisinde lidokain isimli lokal anestetik barındıran hyaluronik asit (HA) dolguları tercih etmekteyim.
Dolgu materyalinin vücutta kalma süresi uzadıkça vücudun yabancı cisim olarak algılayabildiği bu materyale karşı granülomatöz reaksiyon denilen iltihabi yanıt gelişme oranı da artabilmektedir.

HA dolgular molekül yapısı itibariyle içerisine belli miktarda su çekecek niteliktedir. Enjeksiyon sonrası değişken sürelerde bu suyu kaybı ile dolgu yapılan hacimde belli bir azalma ortaya çıkar.

Hyaluronik asit dışında tam sentetik yani doğal kaynak dışında elde edilen, silikon, polidioksanon, poliakrilamid, kalsiyum hidroksiapatit yapıda bir yıldan uzun etki süreli ve hatta kalıcı dolgular da mevcut olmakla birlikte, güvenilirlikleri açısından soru işaretleri mevcuttur. Özellikle enjektabl silikon bazlı enjektabl dolgularda yaygın granülomlar, silikonun akciğer, kalp, göz atardamarı gibi hayati organlara pıhtı olarak atılması (silikon embolisi) gibi durumlar bildirilmiştir (1,2). Diğer HA dışı dolgularla ilgili de çeşitli komplikasyonlar bildirilmiştir.

Dolgu malzemeleri vücudun her bölgesi için molekül çapı açısından farklılıklar gösterecek şekilde değişik tiplerde hazırlanmıştır. Aynı markanın enjeksiyon bölgesine ve enjekte edilecek hacme göre değişen alt tipleri mevcuttur.
Temelde hastanın karar vermesi gereken durum, kırışıklık yani ciltteki girintilerin doldurulması mı, yoksa hacim artışı sağlanarak çökmüş bir bölgenin eski güzel tümsekliğine kavuşturulması mı olduğudur. Çoğunlukla hastalarda her iki ihtiyaç da değişen oranlarda birlikte gözlemlenir. Bu tür durumlar için uygu olabilecek ara dolgu formları da mevcuttur.

Dolgu enjeksiyonları daha önce de bahsedilen alerji dışında geçici şişlik, morarma gibi yan etkiler yaratabilir. Bu yan etkilerin oluşumunu en aza indirmek için, enjeksiyondan kan akışkanlığını artırabilecek (kan sulandırıcı) aspirin, non-steroid antienflamatuvar ilaçlar, yüksek doz vitamin kullanımının en az bir hafta önceden bırakılması gereklidir. Sentetik dolgular belirli oranlarda su çekme kabiliyetindedirler ve öğrenme eğrisini tamamlamamış özellikle uzman hekim dışı uygulayıcılarda enjekte edilen bölgelerde öngörülemeyen şişliklere ve asimetrilere yol açabilir.

Dolgu enjeksiyonu yaptıracak hastalarımızın başvurdukları merkezde şunları aramalarını tavsiye ediyorum;

  • En azından plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı ya da cildiye uzmanı tarafından enjeksiyonun yapılması. Unutmayın; dolgu enjeksiyonlarından sonra oluşabilecek sorunları (komplikasyonları) giderebilecek tek klinik disiplin plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahidir.
  • Size enjekte edilen dolgu ambalajının ilk kez sizin yanınızda açılmış olmasına dikkat edin. Dolgunuzun hangi markaya ait olduğunu doğrulayın.
  • Daha önce herhangi bir ilaç ya da gıda allerjisi nedeniyle doktora başvurduysanız size sorulmasa bile vurgulayın.
  • T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ithalatına izin verilmeyen ürünleri enjekte ettirmeyin. Dolguların A.B.D. İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) veya Avrupa Birliği Standartları’na uygunluk ibareleri mevcuttur. Bunların ikisi de yoksa kullanılacak malzemenin uygunluğuna güvenmeyiniz.
  • Enjeksiyon yaptırdığınız kurumun duvarlarında en azından çalışma izin belgesi olup olmadığını kontrol edin.

Sık Sorulan Sorular

Vücutta her bölgeye dolgu enjeksiyonu yapılabilir mi?

Teorik olarak bu mümkün olmakla birlikte uluslararası bilimsel makalelerde olgu bildirimleri şeklinde ciddi sorunlar gözlenmiştir. Bunlar dolgu tipinden bağımsız olarak gerçekleşebilmektedir. Örnek olarak; gözü besleyen atar damara (optik arter) dolgu pıhtısı kaçmasına bağlı körlük (3), burunda cerrahi dışı düzeltme amaçlı enjeksiyonlara bağlı burun ucu gangrenleri ve buna bağlı burun ucu kayıpları (4), kalçada yaygın granülom oluşumu (1) söylenebilir. Ek olarak meme büyütme ve dikleştirme amaçlı olarak halen piyasalarda yeraltı merkezlerde enjekte edilen ve “su dolgusu” ismiyle pazarlaması yapılan poliakrilamid jel enjeksiyonunun ciddi yan etkilerinin olduğu da bildirilmiştir (7). Çin’de özellikle kullanılan bu materyal ülkemizde de çeşitli sorunlara yol açmaktadır.

Dolgu pıhtısı, kişinin kendisinden alınarak belirli işlemleri takiben yine kendisine verilen yağ dokusunda da sentetik dolgularda olduğu gibi ortaya çıkabilmektedir [bkz. Yağ enjeksiyonu]. Dolayısıyla, sentetik dolguların yol açabileceği bu tür yan etkileri engellemek adına göz küresi çevresi ve burun ile meme bölgesinde sentetik dolguların özellikle derin seviyelere enjekte ettirmekten kaçınınız. Söz konusu sorunlar yağ enjeksiyonunda da görülebileceği için aynı durum yağ enjeksiyonları için de geçerlidir.

Aynı anda dolgu ve botulinum toksin tip-A ya da lazer, cilt kazıma (dermabrazyon) yapılabilir mi?

Yine bu uygulamaları birlikte yapmak mümkün olsa da olası sorunları en aza indirgemek açısından bu uygulamaların dolgu enjeksiyonu ile beraber yapılması önerilmemektedir. Kendi hastalarımda en azından bir hafta geçmesini beklemelerini önermekteyim. Özellikle botulinum toksin (BoNT-A) uygulamasını da dolgu ile beraber düşünen hastalarda önce BoNT-A uygulamasını ve bir hafta sonrasında bunun etkisi oturup ciltteki kırışıklıkların son durumuna göre planlama yapılarak dolgu enjeksiyonu mantıklı olacaktır. Lazerlerin cilt ve ciltaltındaki hasarlandırıcı etkisi, dolgu enjeksiyonunun etkinliği ve güvenilirliği açısından soru işaretleri yaratmaktadır. O nedenle lazer, kimyasal soyma (peel) ve mekanik kazıma tipi uygulamaların dolgu enjeksiyonundan günler öncesinde yapılması daha güvenilir olacaktır.

Dolgu enjeksiyonu yaptırdım; asimetri ortaya çıktı? Ne yapmalıyım?

Öncelikle uygulanmış olan dolgunun tipini ve hatta uygulayan hekimden marka adını mutlaka öğrenmenizi tavsiye ederim. Böylece enjeksiyon sonrası dolgunun davranışı açısından bilgi sahibi olmak mümkün olabilir. Kullanılan dolgu maddesi hyaluronik asit ise etki süresinin sonunda zaten söz konusu şikayetler gerileyecektir. Erken dönemde asimetri olan bölgeye masaj uygulamaları, dağılımı kısmen etkileyerek şikayetleri azaltabilir. Klinikte bu dolguyu eriten enzim olan hyaluronidaz, ilgili bölgeye enjekte edilebilmekle birlikte, etkinliğin gücü değişkendir. Hyaluronidaz daha ziyade dolgu pıhtısına bağlı körlüklerde tedavi amacıyla kullanılmaktadır8. Şahsi tecrübemde enzimin etkisinin çok hızlı geliştiğini gözlemledim. Sanıldığının aksine enjekte edildiği bölgedeki yumuşak dokuya zarar vermesi beklenmez.

Bu bölümde enjekte edilemeyen yani katı dolgulardan bahsedilmemiştir. Bunlardan implantlar bölümünde biraz daha detaylı olarak bahsedilmiştir.

Aq… isimli hidrojel dolgu ile mememi büyüttüm. Ancak mememde sertlikler hissediyorum. Bunlar olağan değişiklikler midir?

Dolgu maddeleri içinde özellikle Çin, Kore ve Japonya gibi uzak doğu ülkelerinde rağbet gören hidrojel dolgular çoğunlukla poliakrilamid içermektedir. PA hidrojel yüksek su tutma özelliği nedeniyle iyi bir hacim sağlıyor gibi görünür. Ancak vücutta kalıcılığı yüksek olan tüm dolgu maddelerinde olduğu gibi bu maddelerin hemen hepsi bağışıklık sisteminin açtığı savaşa maruz kalırlar ve kapsül denilen bir bağ doku kılıfı ile çevrilirler. Giderek katılaşarak sertliklere yol açarlar. Dolgu sertleştikçe çevre meme dokusunu da içine çekmeye çalışarak ağrı ve şekil bozukluklarına yol açar. Öte yandan kapsül içinde hapsedilen dolgu malzemesinin enfekte olarak abseleşmesi de söz konusu olmaktadır. Poliamid yapıda hidrojellerin faceline ve bodyline olarak iki tipi söz konusudur. Özellikle bodyline tipi gövde için üretilmiş olup oldukça uzun etkilidir. Akademik yayınlar içinde daha çok meme ve kalça bölgesine yapılan enjeksiyonlara bağlı olmak üzere çok sayıda yan etki makalesi bildirilmiştir (7-12). Hatta bu çalışmalardan birinde jelin enjeksiyonundan belli bir süre sonra ortaya çıkan meme kanseri olgusu da vardır (11).

Dolayısıyla mucize bir ürünmüş gibi lanse edilen bu tür sentetik polimerlerin enjeksiyonundan mutlaka kaçınınız. Pratik olarak şunu söyleyebilirim; bana dolguya bağlı sorunlarla başvuran hastaların çoğunluğu 10 ay ve daha uzun etkili dolgulara bağlı sorunlar yaşamaktadırlar. Dolayısıyla 10-12 aydan uzun etkili dolguları hastalarıma önermemekteyim. Daha uzun etkili sonuç isteyen hastalarıma, yumuşak dokuya dağılma ihtimali olmayan katı implantları öneriyorum.
Memesine hidrojel enjeksiyonu yaptıran hastaların mümkünse memesinde sertlikler oluşmadan dolguyu bir şekilde çıkarttırması, ve dokudaki hacim kaybını gidermek üzere daha sağlıklı cerrahi tedavi yöntemlerini tercih etmelerini öneriyorum. Sorun yaşayan hastalarda ise muayene ve meme MR incelemesi sonrası cerrahi planlama yaparak dolgunun çıkarılmasını öneriyorum.

Burnumda tümsek var. Dolguyla bunun gizlenebileceğini öğrendim. İleride herhangi bir sorun yaratır mı?

Burun ameliyatı her ameliyatta olduğu gibi travmatik bir işlem gibi görünse de hastalarda gerek estetik gerekse işlevsel anlamda düzelme için bu ameliyatlar gerekli olabilir. Ülkemizde burunda işlevsel bozukluğa yol açan septum deviasyonu (burun orta bölmesindeki sapmalar) oranları bir çalışmada %40 olarak bildirilmiştir (13). Bu konudaki istatistiksel çalışmalar ne yazıkki yetersizdir. Dolayısıyla ufak rötuşlarla giderilebilecek sorunlar sayıca az kalmaktadır.
Son yıllarda burundaki gerek mevcut olan gerekse burun ameliyatlarından sonra gelişen problemler nedeniyle rötuş amaçlı dolgu enjeksiyonları sıkça kullanılır olmuştur. Ancak bu artışla birlikte dolguya bağlı istenmeyen etkiler de (komplikasyonlar) artmıştır (14-15). Ameliyat olmamış burunda daha nadir gözlenmekle birlikte en masum dolgu maddesi bile burun bölgesinde sorun yaratabilir. Hastalardan ameliyat olmak istemeyen ancak şekil bozukluğunu düzeltmek isteyenlere nadiren de olsa hyaluronik asit bazlı dolgular yaptığım oluyor. Ancak bu durumda riskleri kendisinin aldığın detaylı olarak anlatıyorum. Burunda özellikle uç kısmında deri kayıpları bildirilmiştir (14-15). O nedenle hastalar bu tür enjeksiyonlar yaptırdıktan sonra herhangi bir kızarıklık ve şişme, bölgesel sıcaklık artışı saptadıklarında hekimlerine kontrole gitmelidirler.

Kaynaklar:

  1. Singh M, Solomon IH, Calderwood MS, Talbot SG. Silicone-induced Granuloma After Buttock Augmentation. Plast Reconstr Surg Glob Open. 2016 Feb 19;4(2):e624. doi: 10.1097/GOX.0000000000000618. eCollection 2016.
  2. Purdy-Payne EK, Green J, Zenoni S, Evans AN, Bilski TR. A Serious Complication of Illicit Silicone Injections: Latent Silicone Embolization Syndrome after Incision and Drainage of Local Injection Site. Surg Infect (Larchmt). 2015 Aug;16(4):473-7. doi: 10.1089/sur.2014.225. Epub 2015 Jun 12.
  3. Beleznay K, Carruthers JD, Humphrey S, Jones D. Avoiding and Treating Blindness From Fillers: A Review of the World Literature. Dermatol Surg. 2015 Oct;41(10):1097-117.
  4. Honart JF, Duron JB, Mazouz Dorval S, Rausky J, Revol M. A case of nasal tip necrosis after hyaluronic acid injection. Ann Chir Plast Esthet. 2013 Dec;58(6):676-9.
  5. Tracy L, Ridgway J, Nelson JS, Lowe N, Wong B. Calcium hydroxylapatite associated soft tissue necrosis: a case report and treatment guideline. J Plast Reconstr Aesthet Surg. 2014 Apr;67(4):564-8.
  6. Ozturk CN, Li Y, Tung R, Parker L, Piliang MP, Zins JE. Complications following injection of soft-tissue fillers. Aesthet Surg J. 2013 Aug 1;33(6):862-77.
  7. Luo SK, Chen GP, Sun ZS, Cheng NX. Our strategy in complication management of augmentation mammaplasty with polyacrylamide hydrogel injection in 235 patients. J Plast Reconstr Aesthet Surg. 2011 Jun;64(6):731-7.
  8. Carruthers J, Fagien S, Dolman P. Retro or PeriBulbar Injection Techniques to Reverse Visual Loss After Filler Injections. Dermatol Surg. 2015 Dec;41 Suppl 1:S354-7. doi: 10.1097/DSS.0000000000000558.
  9. Ono S, Ogawa R, Hyakusoku H.Complications after polyacrylamide hydrogel injection for soft-tissueaugmentation. Plast Reconstr Surg. 2010 Oct;126(4):1349-57.
  10. Manafi A, Emami AH, Pooli AH, Habibi M, Saidian L.Unacceptable results with an accepted soft tissue filler: polyacrylamide hydrogel.Aesthetic Plast Surg. 2010 Aug;34(4):413-22.
  11. Cheng NX, Liu LG, Hui L, Chen YL, Xu SL. Breast cancer following augmentation mammaplasty with polyacrylamidehydrogel (PAAG) injection. Aesthetic Plast Surg. 2009 Jul;33(4):563-9.
  12. Amin SP, Marmur ES, Goldberg DJ. Complications from injectable polyacrylamide gel, a new nonbiodegradable soft tissue filler. Dermatol Surg. 2004 Dec;30(12 Pt 2):1507-9.
  13. Uygur K, Tüz M, Do¤ru H. The correlation between septal deviation and concha bullosa. Otolaryngol Head Neck Surg 2003;129:33-6.
  14. Honart JF, Duron JB, Mazouz Dorval S, Rausky J, Revol M. [A case of nasal tip necrosis after hyaluronic acid injection]. Ann Chir Plast Esthet. 2013 Dec;58(6):676-9. doi: 10.1016/j.anplas.2013.08.005.
  15. Kim SK, Kim JH, Hwang K.Skin Necrosis of the Nose After Injection of Ribose Cross-Linked Porcine Atelocollagen. J Craniofac Surg. 2015 Oct;26(7):2211-2.

Dolgu Uygulamaları


Ameliyatsız Estetik

Estetik Acıbadem