Kimyasal Peeling, Kimyasal Soyma

Kimyasal soyma maddenin nüfuz ettiği deri katmanlarının derinliğine göre yüzeyel, orta ve derin peeling olarak üç tiptir.

Çeşitli kimyasal maddelerin deri üstüne uygulanarak üst tabakaların bir çeşit yanık oluşturularak atılmasının sağlanmasına dayalı tedavi yöntemidir. Çoğunluğu asidik karakterde olan bu maddelerin çeşitli konsantrasyonlarda ki tipleri kullanılır. Temel amaç yüzeydeki ölü hücrelerin atılmasını sağlayarak zeminden yepyeni bir deri örtüsünün ortaya çıkarılmasını sağlamaktır.

Temel uygulama amaçları;

  1. Değişik nedenlere bağlı (gebelik, yaşlanma, güneş hasarı gibi) deri lekelerinin ortadan kaldırılması
  2. Derinin daha nemli ve parlak bir görüntü elde etmesinin sağlanması
  3. Akne tedavisinde tıbbi tedaviye ek olarak kullanım
  4. Deride bağ dokunun temel yapı taşı olan kollajenin üretiminin uyarılarak daha elastik bir deri örtüsü elde edilmesi ve bunun sonucunda ince kırışıklıkların tedavisi
  5. Deri yüzeyindeki pütürlü yapıların ortadan kaldırılması

Kaç tip kimyasal soyma işlemi vardır?

Kimyasal soyma maddenin nüfuz ettiği deri katmanlarının derinliğine göre yüzeyel, orta ve derin peeling olarak üç tiptir. Maddenin tipi, deri yüzeyinde kalma süresi ve derinin kişiye özgü yapısı elde edilen derinliği etkiler. Lekelenmelerde soyma işlemi yüzeyel ya da orta - yüzeyel, daha derin yerleşimli lezyonlarda (akne gibi) orta ya da orta - derin soyma işlemleri tercih edilir. 1952’de Fransız hekim Dr. Michel Pistor’un ilk olarak tanımladığı soyma işleminden sonra çok sayıda soyucu ajan kullanılmıştır.

Yüzeysel soyma

Bu amaçla en sık kullanılan ajanlar alfa hidroksi asitlerdir(AHA). Bunlar çeşitli meyvelerden ya da sütten elde edilen ürünlerdir. Başlıcaları glikolik asit,laktik asit, malik asit, tartarik asit ve sitrik asittir. En sık kullanılanı ise şeker kamışı kökenli glikolik asittir.

Glikolik asitin sıkça kullanımı çift zincirli küçük molekül yapısı nedeniyle derinin epidermis tabakasına doğrudan nüfuz edebilmesine dayanır. Temelde %30’luk versiyonu ticari ürün olarak satılmakla birlikte etiketli veya etiketsiz olarak %50’lik glikolik asit uygulamaları da yapılabilmektedir. Her iki durumda da oluşacak etkiler hekimin denetimi altındadır. Glikolik asit gibi yüzeyel soyma ajanları tek başlarına epidermise yama tarzında etki gösterdikleri için daha homojen dağılım için özel jeller şeklinde hazırlanır. Laktik asit, vücutta çizgili kaslarca üretilen bir madde olmakla birlikte aynı zamanda süt asididir. Üç karbon zincirine sahip olup daha yavaş ve daha homojen yayılır. O nedenle %70’lik konsantrasyonlarına kadar kullanılmaktadır. AHA’lerin uygulamada temel görünür etkisi ilk dakikalarda ciltte oluşan yanma etkisidir. Diğer soyuculardan farklı olarak net bir beyazlaşma gözlenmez. O nedenle konsantrasyona göre 3-5 dakika içerisinde nötralize edici ajanlar ile asidin etkisi sonlandırılır. Tekrarlanan uygulamalar ve çoklu seanslar ile işleme devam da edilir.
Alfa hidroksi asitler dışında soyucu ajan olarak kullanılmış ancak yüksek konsantrasyonlu tiplerinde kulak çınlaması yan etkisi nedeniyle popülerliğini yitirmiş bir diğer ürün ise beta hidroksi asitlerden salisilik asittir. Aspirin’in içinde de asetil formu bulunan bu asit sürüldükten sonra deride bir süre sonra beyazlaşma ortaya çıkar. Bu beyazlaşma özellikle floresan lambası altında daha belirgin olup soyma işleminin sonlandırılacağı anı gösterir. Günümüzde %30’luk salisilik asit çözeltileri aknelerde tercih edilebilmektedir.

Yüzeyel soyma ajanlarının etkilerini kombine etmek ve daha dengeli bir çözelti ortaya çıkarmak için geliştirilmiş olan Jessner çözeltisi alfa ve beta hidroksi asitlerden oluşur (laktik asit, salisilik asit, rezorsinol ve etil alkol). Uygulamada Jessner çözeltisi tabakalar halinde sürülür ve derinlik uygulanan tabaka sayısıyla ilişkilidir. Hızla uçtuğu içtiğin nötralize edici ajanla muamele gerekmez. Çözelti uçmadan önce bölgede bir beyazlaşma yaratır. Jessner solüsyonu soyma işlemi dışında triklorasetik asit gibi orta ve derin soyucu maddelerin uygulanmasından önce derinin üst ölü tabakalarının atılması (dekeratinizasyon) amacıyla da kullanılır.
Yüzeyel epidermal soyucu ajan olarak triklorasetik asitin (TCA) %15-20’lik çözeltileri de kısa süreli olarak kullanılabilmektedir. Deri hücrelerindeki proteinlerin pıhtılaşması ile beyaz bir renk ortaya çıkarır.

Orta ve derin derinlikli soyma

Bu amaçla en sık kullanılan madde triklorasetik asittir (TCA). Orta - derin seviye soyma işlemleri daha yüzeyelden daha derine doğru epidermisin alt tabakaları, epidermis ve dermis bileşkesi ve dermişin bir kısmını içine alabilir. Dermise yaklaşıldıkça yara izi kalma ihtimali artabilir ve dolayısıyla uygulama tecrübe gerektirir. TCA, %35 -42.5 arası yoğunluklarda bu amaçla kullanılmaktadır. TCA’nın alt tabakalara nüfuzunu kolaylaştırmak için öncesinde Jessner çözeltisi ile dekeratinizayon ya da retinoid türevleri ile deri değiştirme işlemleri uygulanabilir.

Derin kimyasal soyma uygulamalarından sonra deride koyu renki soyulmalar ortaya çıkar. Bunlar ölü derinin atılması için gereklidir.

Orta - derin soyucu grupta ki bir diğer ajan fenoldür. Fenolle birlikte derin kırışıklıklar için kullanılmak üzere kroton yağı belli oranlarda karıştılarak Baker - Gordon formülü elde edilir. Bu formül sadece aşırı güneş hasarlı, kalınlaşmış deride kullanıma uygundur. Uygulamanın bitiş noktası olarak ciltte grimtırak beyaz bir renk elde edilir. Fenolün önemli bir yan etkisi olarak uygulama süresine bağımlı olarak kalpte ritim bozuklukları bildirilmiştir. O nedenle uygulamanın tam teşekküllü hastanede yapılması önerilir.

Derin kırışıklıkların tedavisinde orta - derin soyma işlemi daha uygun olacaktır. Çünkü kullanılan kimyasal maddenin derinin dermis denilen daha alt tabakasına kadar inerek, orada fibroblast denilen hücre çoğalmasına ve bağ dokunun temel proteini olan kollajen sentezinin artmasına yol açması gereklidir. Kısaca, uygulamanın yarattığı bir yara iyileşme süreci olacaktır. Bu da o bölgede bağ dokusunu sıkılaştırarak deri kalitesinin artışını sağlar.

Kimyasal soyma işlemlerinde özel fırçalar kullanılarak uygulama yapılır. Derideki renk değişikliklerine göre uygulama sonlandırılır..

Kimyasal soyma işleminden önce…

Uygulama öncesi dönemde güneş losyonları, cilt rengi ağartıcıları, nemlendiriciler doktorunuzun önerisine göre kullanılmaya başlanabilir. Yine ağız çevresinde daha önce uçuk (herpes simplex) çıkma öyküsü olan hastalarda özellikle orta - derin kimyasal soyma işlemlerinden önce olmak üzere antiviral ilaçlarla koruma başlanması yerinde olacaktır.
Kimyasal soyma işlemi aşırı duyarlılık reaksiyonları gibi hayatı tehdit eden alerjik reaksiyonlara kadar varan problemler yaratabilir. O nedenle, uygulamalarımızda öncelikle allerji testi yapmaktayız. Bu amaçla kullanılacak kimyasal maddelerin önkol cildi üzerinde çeşitli alanlara daha az yoğun tipleri az miktarda sürülerek, beklenen dışında cilt kabarıklıkları, yoğun kaşıntı, baloncuk oluşumu, kişide nefes darlığı, vücutta yaygın kızarıklık gibi durumlar kaydedilir. Bu tür bulgular olursa uygulamadan vazgeçilmelidir. Özellikle nefes darlığı ve yaygın kızarıklık ve baloncuk oluşumu alerjinin tüm vücudu etkileyebileceğini gösterir. O nedenle, kimyasal soyma (peeling) uygulamaları, vücuda uygulanan tüm ilaç ve tedavilerde olduğu gibi sadece acil yaşam desteği bulunan tam teşekküllü hastanelerde yapılmalıdır.
Kimyasal soyma işleminden önce doktorunuz cilt yapınızı, cilt kalitesi (yoğun lekelenme, akne varlığı, nem oranı, yağlı - kuru deri), cilt hastalıkları (sedef, sistemik lupus, sjögren sendromu, ciltte mantarlar başta olmak üzere mevcut olan enfeksiyonlar, cilt kanserleri, doğuştan mevcut şişlikler veya lekeler ve benzeri), cildin güneşe duyarlılığına göre Fitzpatrick tiplendirmesi açısından muayene eder. Bu muayene cildi yenilemede hangi tip soyma işleminin (kimyasal, mekanik, lazer) daha uygun olacağını belirlemektedir. Fenol ile yapılan derin soyma işlemleri için ortaya çıkabilecek kalp ritim bozukluğu nedeniyle daha önce kalp hastalığı olan hastaların doktorunu bu konuda bilgilendirmesi önem taşımaktadır.

Sigara kullanımı derinin kanlanmasını bozucu etkileri nedeniyle soyma işleminden en az 1 hafta önce bırakılmalıdır. Sigara kullanımı uygulama başarısını olumsuz etkileyebilir. Yara iyileşme sürecini uzatabilir, yara hattı enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir.

Kimyasal soyma işlemi sırasında…

Uygulama sırasında özellikle yoğun asitle göz kapağı çevresi uygulamalarında göz kalkanları kullanılmalıdır. Kapak üzerindeki uygulamalarda göze koruyucu göz pomadı sürülmesi ajanların geçiş riskini azaltabilir. Hastaların uygulama sırasında hekimle uyum içerisinde olması gereklidir. Yanma, yoğun kaşıntı gibi giderek artan şikayetlerin varlığından bahsetmelidir.

Kimyasal soyma işleminden sonra…

Yapılan uygulamadan sonra uygulanan ajanlara göre değişen niteliklerde koruyucu ve nemlendirici ürünler ile destek tedavileri uygulanır. Bu ürünlerin bir kısmı hastanın iyileşme sürecinde evinde uygulayacağı ürünlerdir. Bahar ve yaz aylarında yapılan uygulamalardan sonra kalın ultraviyole faktörlü (45-50 SPF) güneş losyonlarının kullanılması gerekir. Özellikle yazın titanyum dioksit tipi ürünlerle tam koruma sağlamak mümkün olabilir.
Özellikle orta ve derin seviye soyma işlemleri yaptıracak hastalarımız, bu uygulamalardan sonra yüzlerindeki cildin kabuklar halinde kuruyarak döküleceğini ve bu sürecin yaralanan herhangi bir yüzeyde oluşan kabuklanarak iyileşme süreciyle paralel bir dönem olduğunu vurgulamak isterim. Olması gereken etki de budur.

Oluşabilecek sorunlar

Kimyasal soyma (peeling) uygulaması basitten karmaşığa kadar değişen yan etkileri olabilecek bir tedavidir. Daha önce alerjik yan etkilerden bahsedilmişti. Bunlara ek olarak özellikle işlem sonrası yeterince güneş koruması uygulamayan hastalarda renk değişiklikleri (bölgede beklenenin tersine koyulaşma ya da renk açılması), akne oluşumu gözlenebilir. Yine daha önce bahsedildiği gibi uçuk (HSV-1 ve HSV-2 tip virüslerle) veya mantar enfeksiyonları özellikle orta ve derin soyma işlemlerinden sonra gözlenebilir. Bu enfeksiyonların vücut geneline yayılmadan en agresif şekilde tedavi edilmesi gerekir. Gerekirse hasta, hekimin önerisine göre hastanede de takip edilebilir.
Kimyasal soyma uygulaması derin olarak yapıldığında yara izi oluşturabilir. O nedenle kontrollü hareket edilmelidir. Çözeltinin uygulamasında süre konusunda titiz olunmalıdır. Özellikle fenolün kalşbe yönelik oluşabilecek yan etkileri nedeniyle bu preparatı kesinlikle hekim dışı biri uygulamamalıdır.


Ameliyatsız Estetik

Estetik Acıbadem