Mezoterapi

Mezoterapi seanslar halinde yapılır. Seansların hedefleri birbirinden farklıdır. Bu seansları düzenli olarak gerçekleştirmek hedeflenen başarıyı da artıracaktır.

Mezoterapi, Fransız hekim Michel Pistor tarafından geliştirilen ve düşük dozda deri altına enjekte edilebilen ilaçlarla direk hedefe yönelik tedavi sağlamayı amaçlayan bir yöntemdir. Mezoterapi kelimesi Pistor tarafından 1958’de tanımlanmış olup isim cenini oluşturan 3 embriyonal tabaka olan mezodermin ürünlerinin bu tedavinin hedefi olması nedeniyle konmuştur. 10mm’yi geçmeyecek derinliklerde enjeksiyonlardan oluşur.

Mezoterapi ilk ortaya çıktığı dönemlerde, bölgesel ağrıya yol açan tendon hastalıkları, romatizmal eklem hastalıkları, lenfödem (lenf sisteminde yetmezlik), venöz (toplar damarlarda) yetmezlik, kanser gibi durumlarda ağrı kontrolünün daha etkin ve daha az yan etki ile sağlanması amacını güdüyordu. Ancak zamanla mezoterapi için çeşitli yeni uygulama sahaları ortaya çıkmış ve bu mikroenjeksiyon popüler hale gelmiştir. Bunlardan en önemli ikisi şöyledir:

1. Mezoterapide kozmetik amaçlar:

  • Kırışık, yıpranmış, incelmiş, kuru ciltler
  • Yorgun yüz görünümü
  • Derideki güneş hasarının tedavisi
  • Saç ekimi öncesi saçlı derinin kanlanmasını destekleyerek saç yaması tutunma oranını artırmak
  • Saç dökülmesinin durdurulması ve yeni saç köklerinin kalınlaşmasının sağlanması
  • İnce kırışıklıkların tedavisi
  • Aşırı terlemenin tedavisi
  • Selülit tedavisi
  • Damarlara bağlı lekelenmeler

2. Mezoterapi ile ağrı kontrolü:

Yukarıda saydığım ağrıya neden olan kronik hastalıklarda kullanılan ağrı kesici dozunu azaltırken daha etkin tedavi sağlamak üzer direk ağrıyan noktalara enjeksiyon yapılır. Öte yandan migren ve adet ağrıları gibi hayattan bezdiren ağrılarda da bazı tetik noktalara enjeksiyon yapılmaktadır.

Mezoterapi tanımına girmemekle beraber akupunktur, botulinum toksin tip A, PRP ve kök hücre enjeksiyonlarının da temel çalışma prensibi mezoterapi ile aynıdır.

Mezoterapi uygulamalarında çeşitli kimyasal kokteyller kullanılır. Eskiden bu kokteylleri tek tek ilaçları bir araya getirerek hazırlıyorduk ama artık hazır, ilaç dozları daha kesin bir şekilde ayarlanmış çözeltiler daha çok tercih ediliyor.
Mezoterapide kullanılan başlıca ilaç grupları ağrı kesici ya da bölgesel anestezi sağlayan ilaçlar (li-dokain, prokain gibi), aminoasitler (L-karnitin, L-arginin gibi), enzimler (hyaluronidaz, kollajenaz), vitaminler, çeşitli diğer ilaçlar (fosfatidilkolin, izoproterenol, glutatyon, ginkgo biloba, melilotus, buflomedil vs.), çeşitli eser elementlerdir.

Mezoterapi deri, kas, bağ ve eklemlere yönelik bölgesel düşük dozlu enjeksiyon tedavilerini kapsar.

Görsel Notu: Mezoterapi deri, kas, bağ ve eklemlere yönelik bölgesel düşük dozlu enjeksiyon tedavilerini kapsar.

Mezoterapinin kozmetik amaçla kullanımının gerçekten etkili olduğuna dair ileri dönük kontrollü bir çalışma yoktur. Bununla birlikte hastalar kendi deri yapılarındaki değişimi net olarak ortaya koyarlar.

Mezoterapide, deri altı ya da kas içi enjeksiyonla bölgesel olarak şikayetlere yol açan bölgede öncelikle kan dolaşımının artırılmasını ve sonrasında da bölgeyi yapılandırıcı maddelerle daha sağlıklı bir doku oluşturmak amaçlanır. Bununla birlikte yüz derisinde çok ideal bir gerginlik, deri kalınlığında artış ve benzeri değişikliklere daire kontrol gruplu sayısal verilere dayalı bir çalışma yoktur. Ancak hastalarımın hemen hepsi, deri renginde bir canlılık, derinin neminde ve elastikiyetinde bariz bir düzelme tarif etmektedirler. Bunlar kontrol muayenelerinde de net olarak gözlemleyebildiğim değişikliklerdir. Ancak uygulamanın belirli aralıklarla tekrarlanmasını gerektirir.
Mezoterapi, saç ve saçlı deri sağlığı için uygulandığında daha net gözlemler ortaya çıkabilmektedir. Söz gelimi kıl çapında artış, kıl kökü direncinde artış ve kopmaların azalması söz konusu olabilir.

Mezoterapi seanslar halinde yapılır. Seansların hedefleri birbirinden farklıdır. Bu seansları düzenli olarak gerçekleştirmek hedeflenen başarıyı da artıracaktır.

Mezoterapi seanslarında başlangıç aşamalarda hedef dokunun kanlanmasını artırarak sonrasında verilecek tedavi edici ilaçların daha iyi nüfuz etmesi hedeflenir. Bununla birlikte başlıbaşına dokudaki kanlanma artışı kaslarda olduğu gibi dokunun beslenmesini artırarak ağrıyı azaltma şansına sahiptir. Yine saç dökülmesinin temel mekanizmaları içerisinde yer alan dokudaki beslenme bozukluğu giderilerek dökülme bir miktar azaltılabilir.

Mezoterapi, özellikle geniş bir bölgede uygulanacağı zaman her noktaya aynı miktarda (homojen) dağılım sağlamak amacıyla özelleşmiş tabanca sistemleri kullanmak, zamanı kısaltarak harcanacak enerjiyi de sınırlı hale getirecektir.

Mezoterapi seansları ortalama 30 dakika ile 1 saat arasında sürebilir. Burada kullanılan teknik önemlidir. Enjeksiyonlar napaj (nappage) denilen enjeksiyon tekniği ile uygulanır. Napaj tekniği, Fransız hekim Dr. Dalloz Bourguigon tarafından tanımlanmış çoklu nokta enjeksiyon tekniğidir.
Daha sonraları bu enjeksiyonların daha hızlı ve düzenli yapılabilmesi ve aynı derinliğin sağlanabilmesi için otomatik mezoterapi tabancaları geliştirilmiştir. Çoğunlukla havalı enjeksiyon sistemi ile çalışan bu tabancalarda enjeksiyon sıklığı ve derinliği rahatlıkla ayarlanabilir.

Dermal roller adlı mikroiğneli merdane uygulaması.

Görsel Notu: Dermal roller adlı mikroiğneli merdane uygulaması.

Kuru iğne tekniği olarak bilinen yöntemin temel amacı, dokuya batırılan iğne ile dokuda oluşan travmaya karşılık bir iltihabi yanıtın başlatılarak sonrasında yeni bağ dokusu üretimini tetiklemektir.

Vücudumuzdaki dokularda hücreler arası maddenin temel yapıtaşı kollajen (kollagen, kolajen, collagen) adı verilen bağ doku proteinidir. Bağ doku hastalıklarında, yaşlanmada, gebelikte kollajenin yapısında ve moleküllerinin diziliminde çeşitli değişiklikler ortaya çıkar. Mezoterapinin temel hedeflerinden biri, bu dizilimi etkileyerek kollajenin daha homojen ve düzenli dizilimini sağlamak ve yeni kollajen üretimini uyarmaktır. Yeni kollajen üretimi yara iyileşmesinin geç dönemdeki önemli basamaklarından biridir. Bu süreci suni olarak yaratmak adına dokunun mekanik şekilde iğne ile uyarılmasının etkili olabileceğine dair bir hipotez üzerinden çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Aslında aynı mekanik uyarımın diğer bir sonucu vücutta ağrıya yol açan tetik noktaların benzer mekanizma ile çözülmesidir. Çalışmaların çoğu da miyofasiyal ağrı gibi romatizmal alt yapısı olabilecek hastalıklar üzerine yoğunlaşmıştır (1, 2).

Akupunktur tedavisi Çin tıbbı tarafından yüzyıllardır kullanılan iğneyle derinin sinir dağılımına uygun odaklarının uyarımıda dayalı bir yöntemdir.

Deriye iğne batırılmasına dayalı tedavilerin etkili olabileceği düşüncesi yüzyıllardır çeşitli tedavi teşebbüslerini de gelişimine yol açmıştır. Akupunktur bu yöntemlerden biri olmakla beraber mezoterapi sınıfında değerlendirilmemektedir. Akupunktur deride yer alan ve dermatom adı verilen duyu dağılım bölgelerinde özel noktalarının ince iğnelerle anlık uyarımını hedefler. Derideki bu odakların sinir yolları aracılığıyla iç organların duyu sinirleri ile bağlantısı anatomik olarak tanımlanmıştır. Tedavinin amacı bu odakların uyarılarak ağrı ya da şikayet kaynağı olan organda fizyolojik düzelmenin uyarılmasıdır. Belirgin bir kollajen sentezi ya da bağ doku oluşumu hedeflenmemektedir. Dolayısıyla etkinlik mezoterapiden farlıdır. Örneğin, zayıflamaya yönelik akupunktur tedavisi iştah mekanizması üzerinden etkinlik gösterirken, bölgesel zayıflama sağlayan mezoterapoi lipoliz sadece yağ dokunun inceltilmesini hedefler.

Derinin roller adı verilen iğneli merdanelerle taranması, kuru iğne tekniğindekine benzer sonuçlar sağlayabilir. Deri altında ortaya çıkan mediatör denilen kimyasal maddeler ve büyüme faktörlerinin cildin yenilenmesine katkıda bulunduğu düşünülmekle birlikte bu konuda yeterli çalışma yoktur.

Derinin özellikle dermis tabakasına kuru iğne tekniğine benzer olarak mikron boyutlarındaki iğnelerle delikler açılarak dermal bağ dokusu yani kollajen oluşumunun uyarılması ve kanlanmanın artırılması hedeflenir. Saç dökülmesinde etkili olduğuna dair iddialar olmakla birlikte karşılaştırmalı istatistiksel sonuçlarla birlikte yapılmış yeterli sayıda çalışma yoktur (3). Yüzde de kanlanma artışı ve bağ doku (yani fibrozis) oluşumunu uyarma potansiyeli nedeniyle seanslar halinde denenebileceğini düşünüyorum.

Mezoretapi tabancası örnekleri

Görsel Notu: Mezoretapi tabancası örnekleri

Öte yandan dermal roller uygulaması deriden bir takım kimyasal maddelerin derin dokulara geniş bir yüzeyden gönderilmesi amacıyla da kullanılabilmektedir (4). Söz gelimi kan ürünleri olan plateletten fakir plazmanın (Platelet Poor Plasma, PPP) ve trombin deriden enjeksiyon şeklinde verilmesi yerine dermal roller sonrası yüzeye sürülmesi ile emilimleri mümkün olabilmektedir.

Mezoterapi uygulaması öncesinde hastalarımın geçirilmiş ya da devamlılık gösteren herhangi bir önemli hastalık (karaciğer, böbrek, diyabet, kalp hastalığı vs), herhangi bir alerji hikayesi ya da düzenli bir ilaç kullanımı varsa bildirmelerini istiyorum.

Mezoterapide yapılacak uygulama temelde üç ana tipte olabilir 1mm’ye kadar ki derinlikler epidermik (intraepidermik yani epidermis tabakasına yapılan) enjeksiyon olarak kabul edilirken 1-4mm arası enjeksiyonlar intradermik enjeksiyon olarak kabul edilir. 4-10mm arası enjeksiyonlar ise genelde eklem ve kas içinedir ve hipodermik enjeksiyon olarak adlandırılır. Enjeksiyonlarda 10 mm’den daha derine inilmesi önerilmez. Enjekte edilecek maddelerin olduğu kokteylde 5 çeşitten fazlası önerilmemektedir. Yine kan sulandırıcı ilaçların en az 4-5 gün öncesinden kesilmesini öneriyoruz. Rivaroksaban grubu kan psulandırıcı ilaç içerenlerde ise temelde 1-2 günlük ilaç bıraktırma yeterlidir.

Selülit tedavisinde mezoterapi homojen bir incelme sağlamayı hedefler ancak her hastada ve vücudun her bölgesinde aynı homojenlikte etkili olmayabilir.

Selülit olarak bilinen ama aslında yağ distrofisi (lipodistrofi) olarak adlandırılması gereken tablo temelde deriyi tabandaki kas dokularına bağlayan bağ doku bölmelerinin (septum) uzunluğunun yağ doku kalınlığına göre kısa gelmesi nedeniyle yağ dokunun bölgesel bombeleşmeler yapmasından kaynaklanır. Tedavide temel hedef yağ dokunun inceltilmesi ve septumların bağlantılarının koparılmasıdır.
Mezoterapi selülit tedavisinde özellikle erken evrelerde yani ayaktayken elinizde sıkıştırdığınızda oluşan (evre 1) selülit ile sadece ayaktayken oluşan (evre 2) selülitte oldukça etkili bir incelme sağlar. Bu uygulama mezoterapi lipoliz olarak adlandırılır. Seans düzeni ve sayıları artırıldığında uzanır pozisyonda iken de olan (evre 3) selülite de faydalı olabilir.
Selülitin temel tedavisi cerrahi olup liposuction bölümünde bu konu detaylı olarak anlatılmıştır. Öte yandan liposuction sonrası oluşabilen yüzey düzensizliklerinde de mezoterapi lipoliz etkili tedavi sağlayabilir.

Mezoterapide çeşitli temel kurallar yer alır. Bunlara uyulması durumunda güvenlik sınırları içinde kalınacaktır.

Mezoterapinin kurucusu Dr. Pistor, üç ana temel kuraldan bahseder: “Azıcık, nadiren ve doğru noktaya uygulanmalıdır.” Mezoterapide kullanılan ilaçlar düşük dozda uygulanır. Seanslar haftada bir kezdir. 4-6 seanstan sonra 15 günde bir iki seans ve sonrasında istenirse ayda bir yapılabilir. Yine enjeksiyonlar şikayetlere yol açan ideal noktaya uygulanmalıdır. İlaç dozları normalin çok altında olup yan etki oluşturma ihtimali daha düşüktür.
Mezoterapinin mutlaka aseptik şartlarda yani tam bir cerrahi temizlik gözetilerek uygulanması gerekir. Aksi halde cilt altı yumuşak dokuda ciddi enfeksiyonlarla karşılaşılmaktadır. O nedenle hastalarımızın merdiven altı olarak tabir edilen uygulamalardan kaçınmasını öneririm.
Bunun dışında olabilecek yan etkiler, tekrarlanan seanslar deri altında kan birikimi (hematom), ilaç alerjisi (her seansta bu ihtimal vardır, daha önceden ilaca alerji gelişmemiş olması bir daha gelişmeyeceğini göstermez) ve damar genişletici ilaçlara bağlı yüz ve üst gövde kızarıklığıdır (flushing). Uygulama yapılan klinikte olası yan etkilere karşı en azından adrenalin, antihistaminik ilaçlar ve solunum desteğine uygun tertibat olması idealdir.

Kaynaklar:

  1. Liu L, Huang QM, Liu QG, Thitham N, Li LH, Ma YT, Zhao JM. Evidence for Dry Needling in the Management of Myofascial Trigger Points Associated With Low Back Pain: A Systematic Review and Meta-Analysis. Arch Phys Med Rehabil. 2017 Jul 8.
  2. Perreault T, Dunning J, Butts R. The local twitch response during trigger point dry needling: Is it necessary for successful outcomes? J Bodyw Mov Ther. 2017 Oct;21(4):940-947
  3. Baris R, Kankaya Y, Ozer K, Kocer RG, Bektas CI, Karatas A, Kocer U, Koca G, Astarci HM. The effect of microneedling with a roller device on the viability of random skin flaps in rats. Plast Reconstr Surg. 2013 May;131(5):1024-34.
  4. Kim HM, Lim YY, An JH, Kim MN, Kim BJ. Transdermal drug delivery using disk microneedle rollers in a hairless rat model. Int J Dermatol. 2012 Jul;51(7):859-63.


Ameliyatsız Estetik

Estetik Acıbadem